Bugün 1 Nisan ve İzmir' de hava inanılmaz güzel. Havalar iyice ısınmaya başlayıp, saatler de 1 saat ileri alındığından havanın da geç karaması insanın içine mutluluk dolmasına neden oluyor. Günler daha hızlı geçiyor, hayat sanki daha hızlı akıyor. Baharı ve yazı seviyorum ben. Daha enerjik yaşıyorum bu zamanlarda.
Bugünü bana bu kadar pozitif hissettiren bir duygu da zannediyorum dün doğum günüm olup, çok güzel sürprizler yaşamış olmam. Doğum günü sabahım yerel seçimler ve sonrasında yaşanan tatsız olaylar yüzünden pek iç açıcı başlamadı maalesef. Aldığımız her haberde biraz daha sinir ve gıcık olarak günü geçirmeye başladık milletçe. Ancak ofisteki arkadaşlarımın doğum günümü unutmayıp pasta üfleterek beni neşelendirmeleri ile doğum günümün heyecanını da yaşamaya başladım. Eve gittiğimde ise bana tarifsiz duygular yaşatan eşimin ve kızımın sürprizi ile karşılaştım. Eve geldiğimde her şey normal ve olağandı. Sabahtan beri düşünüp duruyordum; "acaba bir sürpriz gelir mi" diye. Ama eşimle ilişkimizin başında özel günler ve anlamları ile ilgili yaptığımız konuşmalar sonrasında çokta umutlu değildim :) Kendisi beklentimi minimumda tutmak için gerekli konuşmaları yapmıştı çünkü. Eve girdiğimde şöyle bir göz gezdirmeme rağmen enteresan bir şey görmeyince, bende ümidimi kestim. Ama taataataataaaaam..... Bugünlerde her gün yesem bıkmayacağım bir waffle, üzerinde 1 mum, eşim ve kucağında minik prensesim. Dünyanın en güzel hediyesiydi benim için. Anne olarak ilk kutladığım doğum günümde, kızımın bana eşimin kollarında gözlerinin içinin gülerek bakmasını herhalde hiç unutamayacağım.
Çok keyifli bir aile ortamımız var bizim. Eşim inanılmaz neşeli bir insan. Kızı ile nasıl ilgileneceğini, nasıl seveceğini ve nasıl ilgisini çekeceğini bilen, bilinçli bir baba. Hal böyle olunca bebişinizin de mutlu bir bebek olması kaçınılmaz oluyor tabii. Bunda babanın katkısı kadar anneninde katkısını yadsımamak lazım :)
Mumumuzu üfledikten sonra hadiyem ile buluştum: Duru' nun doğumundan beri isteyip te almaya fırsat bulamadığımız kızımın ve eşimin adları yazılı kolyeyi hediye olmuşlar bizim iki kafadar :) Zannediyorum ömrümün sonuna kadar kullanacağım bir hediye oldu. Benim için anlamı ve değeri inanılmaz büyük.
Wafflelarımızı yedikten sonra çalan kapının açılması ile içeri dolan mantı kokusu bizi bizden aldı :) Site içerisinde oturduğumuzdan daha önce bahsetmiştim. Bizim apartmanımız 15 katlı ve her katta 6 daire mevcut. Komşularımızın çoğu ile göz aşinalığımız var. İzmirlilerin sıcak insanlar olmasından kaynaklı sürekli gülüşüp, selamlaşıyoruz karşılaştıkça. Bizim katta yan dairemizde ise eşimin yeni yeni arkadaşlık kurduğu Soner isimli gayet beyefendi bir çocuk var. Arada dışarı çıkıp, arada da tenis oynuyorlar. Çok güzel yemek yapan bir annesi var. Yavaş yavaş alışkanlık halini almaya başlayan, evimizde pişen değişik tatlardan kendilerine götürüyoruz. Onlarda hiç bir zaman boş bırakmayıp bize bir şeyler gönderiyorlar. Kapı açıldığında içeri dolan kokunun kaynağı komşu teyze ve elleri ile açtığı mantının nefis kokusuydu. Doğum günümde bundan güzel hediye veremezdi bana. Uzun zamandır zayıflamak için karbonhidratı azaltan ben, dün karbonhidrata boğularak yaşadım ve günün şımarıklığını yiyerek çıkardım :) Ellerine sağlık komşu teyze, çok güzel olmuştu...
Dünün özeti ise mutluluktan havalara uçan Deren :) Çok güzel ve çok keyifli bir gündü. Güzel ve iç açıcı başlamasa da inanılmaz güzel bitti benim için. Kızım ile eşimin yanaklarından kocaman öpüyorum. Bu yazıyı yazarken annem ve babamı da unutmadım elbette. Ayrı şehirlerde olduğumuzdan telefonlaşarak andık bugünü. Bizimkiler Duru' yu öylesine seviyorlar ki, doğum günüm bile Duru' nun geliş nedeni oldu :) Kızım, kocam, annem, babam... İyi ki varsınız, iyi ki hayatımdasınız... Sizleri çok seviyorum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder